Google

EVCİLER’DE DÜĞÜN VE DİĞER ADETLER

           Düğünler, her insanın hayatında tatlı hatıralar bırakan olaylar zinciridir. Bu zincirin halkalarının da her yöreye göre çeşitli özellikleri vardır. Baba ve anneler çocuklarını küçük yaşta evlendirirler. Çünkü anne ve babalarının en büyük arzuları, en değerli varlıkla olan çocuklarını sağlıklarında bir an evvel evlendirip torunlarını sevmek, onların mürüvetlerini görmek istemeleridir. Bundan dolayı evlenecek oğlu olan anne ve babaların gözleri sürekli genç kızlarımızın üzerindedir. Çocuklarına hayırlı bir nasip arar. Münasip bir kız bulunca da kız ailesinden istenir.

 KIZ İSTEME (KEYA GİTME) 

         Evciler’de evlenmeler genellikle görücü usulü ile yapılır. Her ailenin yapısına göre bazen anne ve baba, bazen de evlenecek gençler birbirini seçerler. Az da olsa kız ile oğlan birbirini tanırlar. Oğlan gönlüne düşürdüğü kızı anne ve babasına açar. Oğullarından bu müjdeyi alan anne ve baba kızı ve kızın ailesini tanımak için inceden inceye araştırırlar. Eğer kızı ve ailesini beğenirlerse dünürcü gönderirler. Buna “keya gitmek, kahya gitmek” denir. Kız istemeye ilk defa oğlan evinin yakın akraba ve tanıdıklarından oluşan bir katınlar topluluğu katılır. Kız evine varıldığında özellikle kız tarafından kahve ikram edilir. Kahve ikramından sonra ağzı laf yapan bir kadın “Allah’ın emri, Peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuz…. İstemeye geldik” diyerek maksatlarını bildirirler. Eğer kız evi, kızlarını vermeye gönülleri var ise “yakınlarımıza sorup soruşturalım, nasip ise olur” derler. Şayet vermek istemiyorlarsa çeşitli bahaneler ileri sürerek, kibarca vermek istemediklerini ima ederler. Oğlan evi “düşünelim” cevabını alınca her iki aile bir gün belirlerler ve kız evi misafirlerini uğurlar. Kararlaştırılan gün yine kadınlar kız evine giderler. Kız evinden olumlu cevap alınınca artık kız bitirilmiş demektir. Erkeklerden oluşan bir grup sözü ikinci bir defa almaya gider. Yaşlı bir erkek kız babasına “ Allah’ ın emri Peygamberin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz . Ne dersiniz?” der. Kız babası da “Emir Allahın emri, münasip görmüşseniz biz ne diyelim. Allah mesut etsin.” Diyerek kızını verdiğini belirtir. Böylece söz kesilmiş olur.

 TAVUK YEME

         Söz kesildikten sonra her iki ailede bu mutluluğu yakın akraba ve dostlarıyla paylaşmak ve birbirlerini daha yakından tanımak için davetlerde bulunurlar. Bunların ilkine “tavuk yeme” denir.    Önce her iki aile de tavuğun yeneceği bir günü kaşarlaştırarak yakın akraba ve tanıdıklarını davet eder. Kız evi oğlan evinin alıp gönderdiği erzağı davetlilerin geleceği akşama hazırlar. Yemekler yenip kahveler içildikten sonra misafirler uğurlanır.

 AYAK ALIŞTIRMA

        Aradan birkaç gün geçince tavuk yemeye katılan misafirler, kız evinde toplanmak üzere tekrar davet edilir. Bu seferki bütün masraflar kız evi tarafından karşılanır. Misafirler ağırlandıktan sonra orta yere bir tepsi konur. Misafirler kızın çeyizine katkıda bulunmak amacıyla tepsiye gönüllerinden koptuğu kadar yardımda bulunur. Toplantı da sona erer.

EVE GÖTÜRME

        Ayak alıştırmadan sonra oğlan evi, kız evini yemeğe çağırır.Yemeğe gelin kız gelmez, fakat gelin kız ve arkadaşlarına aynı akşam yemek gönderilir. Yemekler yenip, kahveler içildikten sonra eğlence başlar. Sonra dağılırlar.

HALI GÖRÜMÜ

       Kız evinde yapılır. Kız ve erkek tarafı karşılıklı, yakın akraba ve dostlarını davet eder. Belirlenen günde herkes hediyelerini alarak kız evine giderler. Oğlan tarafı daha önce almış olduğu hediye ile birlikte bir tepsi de baklava getirir. Getirilen hediyeler, kız evinin daha önce getirdiği bir ipin üzerine asılır. Kız evi tarafından lokum ikram edilir. Eğer kızın dokunmakta olan halısı varsa bakılarak eğlence başlar. Eğlence bir müddet devam ettikten sonra toplantı sona erer.

GÜNDÜZ NİŞANI

        Kız evinde yapılır. Her iki aile nişanın gününü tespit eder. O günde davetliler toplanır. Kız ile oğlan orta yere sandalyeye oturur. Yüzükleri takacak olan kişi mutluluk dilekleriyle her iki aile adına yüzükleri takar. Bunu kız ve oğlan evinin takı merasimi izler. Diğer davetlilerinde hediyelerini vermelerinden sonra, nişanlanan gençler davetlilerin elini öper. Kız evi tarafından ikramlarda bulunulur. Eğlence başlar. Nişanın bitiminden sonra kız,  arkadaşlarıyla birlikte yakın akraba ve tanıdıklarına ev ev gezerek sakız dağıtır.

GECE NİŞANI

        Kız evinde yemekli ve gece yapılır. Her iki taraf ta yakın akraba ve dostlarını nişanlarına davet eder. Davetliler toplanmadan önce kız evi, oğlan evine damadın arkadaşları ile yemesi için birkaç tepsi yemek gönderir. Erkek ve kadın davetliler, ayrı ayrı odalarda toplandıktan sonra yemekler yenir, kahveler içilir. Gelin kız, kadınların bulunduğu odaya girerek kaynananın elini öper ve orta yere oturur. Önce kaynana hediyelerini verir. Daha sonra diğer davetlilerde sırasıyla hediyelerini verirler. Sadece kaynananın getirmiş olduğu bir eşarp gelin kızın başına örtülür. Gelin kızda önce kaynananın olmak üzere diğer davetlilerin elini öperek erkeklerin bulunduğu odaya geçer. Burada da önce kayınpederin, sonra diğer davetlilerin elini öptükten sonra gelin kıza davetliler para vererek nişan sona erer.

BAYRAM ZİYARETLERİ

        Ramazan ve Kurban Bayramlarında kız evi, oğlan evini yakın akrabaları ile birlikte davet eder.Oğlan evi, kıza çeşitli hediyeler getirir.Akşam yenilip içildikten sonra ziyaret sona erer.

KINA YAKIMI

        Kına, gelin Pazar çıkacaksa Perşembe, Perşembe günü çıkacaksa çıkacaksa pazartesi günü yakılır. Nikahın resmi muameleleri tamamlandıktan sonra kız evinde kına yakımı başlar. Her iki taraf ta birer okucu ile okularını dağıtırlar. Ayrıca oğlan evi kına okumak (kınaya davet) için iki yeni evli gelin görevlendirir. Bunlardan birisi sadıç(damadın en yakın arkadaşı) karısı olur. Bu iki kişi oğlan evinin hısım ve akrabalarını kınaya davet eder. Oğlan evinin davetlileri, oğlan evinde toplanarak toplu halde kız evine gidilir. Herkes yerini aldıktan sonra gelin kızın gelişi kaynanaya müjdelenir. Kaynana da müjdeciye bahşiş verir. Gelin kız, kaynananın elini öper, davetliler hediyelerini verirken ellerini öper. Kız evinin ikramlarından sonra (lokum,çay) nikah merasimi için topluca nikah salonuna gidilir.

NİKAH 

        Kına yakımından toplu halde nikah salonuna giden davetliler yerlerini aldıktan sonra, nikah memuru, şahitler ve kız ile damat ta yerlerini alırlar. Nikah kıyıldıktan sonra davetlilere ikramda bulunulur.

ARALIK

        Bu çeyize hazırlık demektir. Oğlan evi kızın eşyalarını sergilenmek üzere kız evine gönderir. Kız evi de buğün hazırlıklarını gözden geçirir.

ÇEYİZ

        Çeyiz, Genç kızın bir bakıma bilgi, beceri ve maharetinin sergilendiği yerdir. Onun için her aile ve genç kızlar çeyizlerine büyük önem verirler. Hatta çeyizinin iyi hazırlandığını göstermek için ödünç eşya bile alırlar. Aralıktan sonra çeyiz günüdür. Kız evinde toplanan çeyizler hısım, eş-dost ve arkadaşları tarafından bahçeye serilir. Çeyize, davetli davetsiz herkes katılabilir. Davetliler, hediyelerini vererek gelin kıza “Çeyizin kutlu olsun” derler. Çeyize en güzel kıyafetlerini giyerek gelen genç kızlar ise, kızın bütün eşyalarını inceden inceye incelerler. Hatta çeyizden örnekler bile alırlar. Çeyiz akşama kadar serili kalır. Akşama doğru damat adayı, çerez ve kına ile birlikte sadıcı ve arkadaşlarını da alarak kız evine çeyizi kaldırmaya gelir. Çeyize para iğneler. Eşyalar bir traktöre yüklenerek oğlan evine götürülür. Çeyiz kalktıktan sonra kızın elbiseleri, kızın arkadaşları tarafından giyilir, buna “Kaftan giyme” denir. Kaftan, hem kına gecesi, hem de düğün günü giyilir.

KINA GECESİ

        Kına gecesi, kızın baba evinde son gecesidir. Kına gecesine herkes katılır. Kız evinde yapılır. Herkes toplandıktan sonra kız oyuna çıkarak kına gecesini başlatır. Daha sonra kaftan giyen kızlar oyuna çıkar. Oyunlar; teyp,tef,dımıdan(leğen çalma) eşliğinde oynanır. Oynayanlara çevrilen paralar tef çalana verilir. Oyunlar devam ederken oğlan evi de kına gecesine gelir. Kaynana, gelin kızını tekrar oyuna çıkarır ve para takar. Sonra da kendisi oynar. Oyun bir müddet devam ettikten sonra, oğlan evi tarafından getirilen çerez dağıtılır. Eğlence gece geç saatlere kadar devam eder. Oğlan evinden gelen kına, başı bozulmamış (mutlu bir evlilik sürmüş) biri tarafından karılır. Kız ortaya oturtulur. Yüzüne kırmızı pullu örtülür. Kızın sağ avucuna dua ile kına konur. Davetliler tarafından kınaya para basılır. Bu arada kızı ağlatmak için “gelin okşaması” söylenir.Bu gelin okşamalarından sonra karılan kınadan, isteyen herkese verilir. Kızın yakın arkadaşları, son gecesinde arkadaşlarını yalnız bırakmamak için kız evinde kalınır.

GELİN ALMA VEYA GELİN ÇIKARMA

PAZAR GÜNÜ KIZ EVİ: Pazar günü kız evi oğlan evine göre daha sakindir. Kızın kaftan giyen arkadaşları sabahleyin kendi evlerinden kız evine çerez getirirler. Bu çerezler, oğlan evinin aralık günü getirmiş olduğu sandığa konur. Yine çeyiz günü, çeyizde sergilenmesi için getirilen damat, sadıç ve küçük gelinin elbiseleri kız evinin bir yakını tarafından oğlan evine götürülür. Öğle yemeği yendikten sonra gelinliğini giyen gelin kız, oğlan evinin göndermiş olduğu başdüzücü (kuaför) tarafından makyajı yapılarak duvağı oturtulur. Birkaç gün önceden mavi boncukla karışık dizilmiş karanfil, gelinin boynuna takılır. Gelinin başı düzülünce kızın erkek kardeşi kızın beline kırmızı kordela bağlar. Artık gelin hazırlanmıştır.

PAZAR GÜNÜ OĞLAN EVİ: Pazar günü oğlan evi daha neşeli ve hareketlidir. Düğünler genellikle mevlüt ve ilahilerle yapılır. Bir yandan hoperlörlerle mevlüt ve ilahiler okunurken, davetlilerde kafileler halinde gelmeye başlarlar. Yemeklerde genellikle et yemeği, çorba, kuru fasulye, pilav ve tatlı verilir. Yemeğini yiyen davetli zarf içine koymuş olduğu bir miktar parayı giriş kapısında masanın altında bulunan sepetin içine atar. Masada bulunan kolanya, sigara ve şekerden ikramını alır ve uğurlanır. Davetlilerin çoğunluğu düğün alayına katılmazlar.

             Gelin arabası hazırlandıktan sonra güvey başı derilir. Güvey başı derme çevre köylerin hepsinde adettir. Düğünlerin en ilginç yönlerindendir. Önce ortaya bir halı serilir. Davetliler halının etrafında dizildikten sonra, damat ve sadıcı da ortaya dinelir. İmam dua ederek sadıç ve damadın elbiselerini (kuşak,ceket) giydirir. Davetliler ve damadın yakın akrabaları takıları takarlar. Buna “Güvey başı derme” denir. Güvey başı derildikten sonra gelin almaya gidilir. Dışarıda konvoy halinde bekleyen arabalara binilerek kız evinin yolu tutulur. Konvoyun en önünde ilahi söyleyen hocaların arabaları bulunur.

             Kız evine varıldığında damat hariç herkes arabadan iner. Kız evinden bir kişi arabalara birer yazma bağlar. Damadın babası ve yaşlılardan oluşan bir grup kız evine girer. Gelin kız ile damadın babası gelinin kolundan tutarak damadın bulunduğu arabaya bindirirler. Bu arada hocalar dua ederler ve konvoy hareket eder. Kasabanın belirli sokakları –özellikle kazaklar sokağı- dolaşıldıktan sonra oğlan evine gelinir. Oğlan evinde gelin arabasını kesilen kurbanın kanı üzerinden geçirmek te adetlerden bir tanesidir. Arabadan inen gelini damat koltuk yaparak eve götürür. İçeride birer bardak şerbet içtikten sonra damat gelinin yüzünü açarak dışarıya çıkarır. Damat sadıcını da alarak oradan ayrılır. İlçe haklıda gelini görmeye gelir. Akşamleyin gelinin arkasından kız evi iki tepsi baklava getirir. Akşam yemeğini müteakip şahitlerin huzurunda imam nikahı da kıyılarak gelin ile damat gerdeğe girer.

DUVAK

              Duvak, Düğünün ertesi günü yapılan gelini ve evini görme toplantısıdır. Duvağa davetli davetsiz herkes katılabilir. Kadınlar ve kızlar evin bahçesinde, bekar erkeklerde dışarıda toplanırlar. Gençler birbirini buralarda görür, tanır ve müstakbel eşlerini belirlerler. Yine burada nişanlı kızlara kaynanalar tarafından altın takılır, hediyeler verilir. Buna “çıkın sokma” da denir.

              Duvak başlayınca gelin, başı düzülmüş bir şekilde misafirlerin yanına çıkar. Büyük küçük demeden herkesiz elini öper. Oyunlar oynanır. Bu arada gelin yakın akrabalarına oyalı yazma hediye eder. Arkadaşlarına vermiş olduğu kaftanları alır. Gelen misafirler, gelinin evini de ziyaret ederek dağılırlar. Aynı gün akşam oğlan evi, kız evini yemeğe davet eder.

ÇOCUK GÖRÜMÜ

             Her toplumda çocuk gelecektir, çocuk umuttur, çocuk mutluluktur. Çocuklarının mutluluğunu düğün ile noktalayan anne ve babalar, en kısa zamanda bir torun beklerler. İsterler ki evin içi cıvıl cıvıl olsun, onlara dedeciğim, nineciğim desin, sarılsın boyunlarına. Böylelikle mutluluğun halkaları tamamlansın.

             Çocuğun doğumu ile mutlu olan aile, bu mutluluğunu eş, dost ile paylaşmak ister. Doğumdan birkaç gün sonra kazanlarla yemek pişirilir.Çocuk görümüne gelmesi istenen tanıdıklar davet edilir. Gelinin annesi, bebeğe, bebeğin anne ve babasına hadiyeler alır. Bir sini de baklava yaparak komşuları ile birlikte oğlan evine bebeği görmeye gelir. Davetliler hediyelerini verip, yemek yedikten sonra dağılırlar. Bu davetler birkaç gün devam eder. İlk gün gelmeyen davetlilere diğer günlerde sadece çerez ikram edilir.

DİĞER ADETLER

BÜZMECE

            Yeni doğan bebek ayaklarını toplayarak kundak yapmaya engel olursa buna büzmece denir. Bunu bazı “OCAK” denilen kişiler bir iğneyi ısıtarak bebeğin karnından ve kalçalarından yakar. Bu bir çeşit dağlamadır. Bu işlemin sonunda bebek ayaklarını uzatır. Şayet bu tür bebekler yaktırılmazsa topuklarının delindiği söylenir.

ASKER DUASI(ASKER UĞURLAMA)

             Askere gidecek olan gençler ve halk, Cumhuriyet meydanında duanın yapılacağı sabah kuşluk vakti toplanırlar. Askere gidecek olan gençler sıra olurlar. İmam efendi duasına başlar. Hayır duaları bittikten sonra askerlerle halk kucaklaşır, birbiriyle helalleşir ve Asker duası sona erer. Bu bir bakıma toplu asker uğurlama törenidir.

 

 

      Bu Bilgiler DÜNDEN BUGÜNE EVCİLER adlı SN.HASAN BASRİ KARAKAYA'nın eserinden alınmıştır.Kendisine bu eserden dolayı teşekkür ederiz.

HACI UĞURLAMA

              Hacılar yola çıkmadan birkaç gün önce halka yemek verirler. Buna “Hacı Aşı Dökme” denir. Hacılar gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra yola çıkıştan birkaç gün önce Çukurova Camii önünde toplanarak sıra olurlar. Hoca Efendi gerekli duaları okuduktan sonra hacılarla oraya toplanan halk kucaklaşarak helalleşirler. Böylece hacılar uğurlanmış olurlar.